Araştırmacıların, aşkın evrimdeki yerini anlamak için, zebra ispinozu üzerinde çalışmayı seçmelerinin nedeni, bu kuşların insana olan benzerlikleri: Tekeşli yaşıyorlar ve ebeveynlik yükünü paylaşıyorlar.
Konu ne zaman çiftleşmeye; arkadaşların aracılık ettiği ya da çöpçatanlık siteleri vasıtasıyla gerçekleşen tuhaf buluşmalara, aşağılayıcı reddedişlere, aceleci geri adımlar ve nihayet şanslı kişiyi bulana kadar geçen uzun ve gergin flört süreçlerine ve bütün bunlardan sonra durulup çocuk sahibi olmaya geldiğinde, insanlar oldukça seçici olabilmekte.
En sonunda da “âşığız” ve “hep mutlu olacağız” gibi sözler… Fakat evrim affedici bir kuvvet değildir; sonuçta çoğalma söz konusu olduğunda bu seçicilik, büyük bir zaman ve enerji kaybı değil midir? Peki ya tüm bunların evrimsel bir noktası varsa? Yeni bir çalışma bu sorunun yanıtı olabilir.
